Emsal Mahkeme Kararı Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/389 E. 2018/373 K. 18.05.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/389
KARAR NO : 2018/373
DAVA : Kayıt Kabul
DAVA TARİHİ : 07/07/2017
KARAR TARİHİ : 18/05/2018

Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili … tarihli dava dilekçesinde özetle; Antalya …İcra Müdürlüğünün … İflas sayılı dosyasında … A.Ş. Hakkında açılan ve devam etmekte olan iflas tasfiyesinde, müvekkilinin alacağının iflas masasına kaydının yapılmasını talep ettiklerini, ancak …nun değerlendirmesinin yerinde olmadığını, dilekçeye ekli SGK hizmet dökümü ve vizite belgesinden anlaşılacağı üzere müvekkilinin … tarihinde … A.Ş. Bünyesinde işe girdiğini, müvekkilinin iş akdinin feshedildiği … tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin SGK ve işyeri kayıtları doğrultusunda müflis şirketin çalışanı olduğunun anlaşıldığını, müflis şirket hakkında Antalya …İcra Müdürlüğünün … Esa sayılı takip dosyasında takibe geçildiğini ve nihayet müflis hakkında da iflas kararı verilince takibin durdurulduğunu, bu aşamada müvekkilinin SGK kayıtlarında … A.Ş.’nin çalışanı olması nazara alınarak müvekkilinin takibe konu edilen alacağının iş bu dosyada yürütülen İflas Masasının işçi alacağı olarak kaydının yapılması gerekdiğinden iflas idaresi memurluğunun iflas masasına kayıt taleplerinin reddine ilişkin kararına karşı işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, davalı … Memurluğunun … tarihli ret kararının kaldırılması ile müvekkilinin Antalya …İcra Müdürlüğünün … sayılı icra takip dosyasında takibe konulan alacağının Antalya … İcra Müdürlüğünün … İflas sayılı dosyasına kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili … havale tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafça, … A.Ş. İle ilgili evraklar kapsamında … tarihli başvuru dilekçesinde 45.005,72.-TL. Alacak talebinde bulunulduğunu, davacı tarafın bu alacak talebi müflis şirket ile ilgili olmamasından dolayı reddedildiğini, davacı tarafça, başvuru dilekçesi ile ibraz edilen belgelerde müflis şirket ile ilgili bulunmadığını, bu kapsamda da talebinin reddedildiğini, müflis şirket ile davacı tarafın asıl alacaklısı olduğu … AŞ. ayrı ayrı tüzel kişilikler olduğunu, ayrı ayrı adreslerinin bulunduğunu, birbirinden bağımsız şirketler olduğunu, davacının … AŞ.’nde çalıştığını, bu çalışmasından dolayı, ödenmeyen ücret vs. hak edişleri ile ilgili olarak da … AŞ. ile protokol imzalanmış bulunduğunu, bu durum çevresinde; davacı tarafın , alacak konusu iddialarını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu (herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla) grup şirket olması, davacının, … AŞ.‘ nden ayrı olarak müflis şirkette çalıştığı anlamına gelmeyeceğini belirterek, alacağa ilişkin … tarafından verilen alacak kararı kapsamında Mahkemece yapılacak tahkikat çerçevesinde, davacının işbu davasının reddine karar verilmesini ve yapılacak masraf ve ücretin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; dosyanın mali müşavir ve ticaret hukuku alanında uzman akademisyen bir bilirkişiye tevdii ile; … AŞ. ve … AŞ. kayıtları ve ticaret sicil kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle davacının işçi alacağının miktarı, … Aş’ nin bu işçi alacağından sorumlu olup olmadığı, … AŞ ve … AŞ arasında organik ve yönetsel bağ bulunup bulunmadığı, bu suretle davacının işçi alacaklarından her iki şirketin müteselsil sorumlu tutulması gerekip gerekmediği ile davacının işçi alacağının iflas masasına kayıt/kabulünün gerekip gerekmediğine ilişkin rapor tanzimi için bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler … ve … tarafından tanzim edilen … tarihli raporda özetle; “…1.Davalı … AŞ. ile dava dışı … AŞ arasında organik ve yönetimsel bağlantı bulunduğu,
2.Davacı işçinin iflas sıra cetveline 45.005.72 TL bedelle alınmasına,Sonucuna varılmıştır..” şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, davacının müflis şirkette çalıştığı döneme ilişkin işçi alacağı nedeniyle iflas masasına alacağının kayıt ve kabulü isteminin reddi nedeniyle İİK. 245. Maddesine dayalı olarak açılan alacağın kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
İİK.245.maddesinde”Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı isteyen alacaklıya devrolunur. Hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır.” şeklinde belirtilmiştir.
Davacı tarafından Antalya … İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı takip dosyasında borçlu … A.Ş. Aleyhine işçilik ücret alacağına ilişkin olarak takip başlatılmıştır.
Antalya …İcra Müdürlüğünün … İflas sayılı dosyasında müflis … A.Ş. İle Antalya …İcra müdürlüğünün … Esas sayılı takip dosyasında borçlu … A.Ş. Arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle iflas masasına alacağın kaydı istemiyle talepte bulunulduğu, …nun … tarihli kararı ile alacağın iflas masasına kaydı talebinin reddedildiği görülmüştür.
Mahkememizce çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın; borçlu … A.Ş. İle Antalya …İcra Müdürlüğünün … İflas sayılı dosyasında müflis … A.Ş. Arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, davacının alacağını iflas masasından talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak müflis şirket ile borçlu … A.Ş.’nin ticaret sicil kayıtları da dikkate alınmak suretiyle davacı tarafından talep edilen işçi alacağından müflis şirketin sorumlu olup olmadığı, her iki şirket arasında organik ve yönetsel bağ bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememizce yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin 19/06/2017 tarih, 2017/35577 Esas, 2017/14610 Karar sayılı emsal içtihadında; “…Her iki şirketle ilgili ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, ortakları ve faaliyet alanları belirlenmeli, dava dışı şirket ile davalı arasındaki ilişkinin gerçek bir işyeri devrine dayanıp dayanmadığı tespit olunmalıdır. Ticaret sicil kayıtları ile gerekirse Vergi Dairesi ve Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtları da getirtilerek etraflıca incelenmelidir. Bu doğrultuda çalışmanın devamı olgusu Akdeniz Şirketi ile Akgül Şirketi arasındaki ilişki değerlendirilmeli ve çalışma süresi yeniden tespit edilmelidir…” şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 16/09/2015 tarih, 2015/31421 Esas, 2015/15318 Karar sayılı emsal içtihadında; “…Uygulamada işverenlerin değişik isimler adında işletme ve şirket kurdukları, aynı yerde değişik isimler adı altında faaliyet yürüttükleri görülmektedir. Buna paralel olarak da işçi bu değişik şirketlerde girdi çıktı veya tabela şirketinde çalışırken sigortası başka bir şirket tarafından yatırılıyor gösterilmektedir. Bu gibi olayların çözümünde organik bağ ve birlikte istihdam konuları araştırılmalıdır.
Ticaret sicil kayıtlarından şirketlerin hakim sermaye ortakları ile diğer şirketin ortaklarının aynı olması, şirketlerin ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olması, faaliyet konularının aynı olması, aynı adreste faaliyet göstermeleri hallerinde organik bağdan söz edilebilir.
Firmaların ticari merkezleri, faaliyet alanları ve yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olması, davacının ara vermeksizin bir şirketten diğerine geçiş yapması, kesintisiz çalışmaya devam etmesi hallerinde şirketler arasında organik bağ bulunmaktadır
Bir şirketin kapatılarak kapanan şirketin çalışanlarının aynı ortaklara bağlı başka şirkette çalıştırılması halinde de işyeri devrinden değil organik bağdan hareket etmek gerekir.
Organik bağ birlikte istihdam şeklinde de karşımıza çıkabilir. Birlikte istihdam bir işçinin aynı hizmeti, birbiri ile yönetimsel, ticari veya sözleşmesel bir bağı bulunan birden fazla işverene sunmasıdır. Bu şirketler genel olarak grup veya aile şirketleri olarak karşımıza çıkar. Kısmi süreli çalışma gibi ayrım yapılması hangi şirkete ne kadar hizmet verdiği çalışma içiçe girdiğinden bilinmesi mümkün değildir. Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı binanın girişinde verilen güvenlik hizmetleri, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmesi, işçinin bütün şirketlere aynı anda hizmet etmesi halinde, ücret işverenlerin biri ya da birkaçı tarafından ödense veya sosyal sigorta priminin başka bir işverence yatırılsa bile birlikte istihdam sözkonusudur.
Organik bağ ve birlikte istihdam hallerinde bütün şirketler işçilik alacaklarından müteselsilen sorumludurlar…” şeklinde belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihadlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Mahkememizce alınan hüküm kurmaya, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, Müflis şirket ile borçlu şirketin yönetim kurulu başkanlarının aynı olduğu, yönetim kurulu üyelerinin de çoğunluk olarak aynı kişilerden oluştuğu ve şirketin aynı kişiler tarafından yönetildiği, davacının müflis şirkette işe başladığı ve borçlu şirkette çalışmasına kesintisiz olarak devam ettiği, … tarihli SSK vizite kağıdında işverenin adının müflis şirket olarak yazdığı, işyeri adresinin de borçlu şirketin adresi olarak belirtildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde her iki şirket arasında organik ve yönetsel bağ bulunduğu, buna göre davacının işçilik alacağı ile ilgili olarak müflis şirket ile borçlu şirket arasında müteselsil sorumluluk bulunduğu anlaşılmakla davacının toplam 45.005,72 TL’lik işçi alacağından müflis şirketin de sorumlu olduğunun kabulü ile alacağın Antalya …İcra Müdürlüğünün … İflas dosyasına kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiş, oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE; Buna göre Antalya …İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı takip dosyasında davacı alacağı olan 45.005,72 TL’nin Antalya …İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı iflas dosyasında …nun … tarihli ret kararının kaldırılarak KAYIT ve KABULÜNE;
2-Alınması gerekli 3.074,34 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.042,94 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan; ilk dava masrafı, bilirkişi ücreti, tebligat ücreti ve posta masraflarından oluşan toplam 743,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça dosyaya yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir edilen 5.300,62 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı … idaresi vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/05/2018

Katip …
¸E- İmzalı

Hakim …
¸E- İmzalı