Emsal Mahkeme Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/1039 E. 2022/1320 K. 14.10.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2022/1039 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2022/1320

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/01/2022
ESAS-KARAR NO : 2022/15 D.İş 2022/15 K.

İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN:
VEKİLİ :
KARŞI TARAF :
TALEBİN KONUSU :

KARAR TARİHİ : 14/10/2022
YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2022

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili 24/01/2022 tarihli talep dilekçesinde özetle; borçlu … Ltd. Şti tarafından borçlu … Ticaret Ltd. Şti. lehine keşide edilen 28/02/2022 keşide tarihli 397.000,00 TL bedelli çekin lehtar ciranta tarafından mal devrine ilişkin sözleşmeye istinaden müvekkiline cirolanarak verildiğini, keşideci şirketin ortağının tüm hisselerini 14/01/2022 tarihinde, lehtar şirketin ortağının tüm hisselerini 18/10/2021 tarihinde devrettiklerini, şirketlerin tek ortaklı limited şirketi haline geldiklerini, müvekkilinin borçlu şirketlerde muhattap bulamadığını, iki şirketin yakın tarihlerde hisselerinin devredilmesinin yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirdiğini, hileli tasarruf olduğunu, borçluların müvekkilini dolandırarak kaçmayı planladıklarını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece 24/01/2022 tarihli kararla; borçlu şirketlerin ortaklarının hisselerini devretmiş olmasının tek başına İİK 257/2 maddesi uyarınca borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemek, kaçırmak veya kendisi kaçmak, hileli işlemlerde bulunmak amacıyla alacaklının haklarının ihlal eden hileli işlemler anlamına gelmeyeceği, yaklaşık ispat anlamında başkaca tevsik edici bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talebinin reddi kararını istinaf eden alacaklı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatalı ve eksik inceleme sonucu karar verildiğini, borçlu şirketlerin ortaklarının yakın tarihlerde hisselerini devrettiklerini, şirketlerin tek ortaklı limited şirketi haline geldiğini, şirket yetkililerine ulaşamadıklarını, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, hisse devrinin hileli işlem olduğunu, ihtiyati haciz için yasal koşulların oluştuğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; ileri tarihli keşide edilen çek nedeniyle ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İİK 257 maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK 257/2. maddesinde “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”
İİK’nun 258/1.maddesinde ” …Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…” hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmede ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Buna göre İhtiyati haciz talep eden, İİK’nın 257. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek şekilde ispat etmek durumundadır.
Somut olayda, ileri tarihli çek için ihtiyati haciz talep edildiği, borçlu şirketlerin ortaklarının hisselerini devretmiş olmasının tek başına hileli işlem olarak değerlendirilemeyeceği, borçluların taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmaya veya kendileri kaçmaya hazırlandıklarına yahut kaçtıklarına ya da ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduklarına dair delil sunulmadığı, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK’nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK’nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 14/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan …

Üye …

Üye …

Katip …