Emsal Mahkeme Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2020/771 E. 2022/215 K. 24.02.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

….
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

….

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/03/2020
NUMARASI …

DAVANIN KONUSU : YİDK … Kararı İptali, Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/03/2020 tarih ve 2019/235 E. – 2020/131 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin …” ibaresini … olarak tescil ettirmek üzere başvurduğunu, 2017/122934 kod numarasını alan başvurunun, … … Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından … Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkillerinin iş bu davayı, “…” ibareli 40’tan fazla … üzerinde hak sahibi olması, söz konusu iptali istenen başvuruya esas “… …” ibaresinin tescil edilmesi halinde, adına kayıtlı markaların hukuki ve ticari anlamda zarar göreceğinin muhakkak olması nedeniyle ikame ettiğini, müvekkili …’nın, … …. Şti.’nin en büyük hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, itiraza konu markaların kullanım haklarının … …. Şti.’ye lisans sözleşmesi ile verildiğini, … …’in, lisans sahibi sıfatıyla müvekkillerine ait markaları Türkiye genelinde çok ciddi ve yoğun bir şekilde kullanmakta olduğunu, …nda, müvekkillerinin hak sahibi olduğu 63 adet … tescilinin bulunduğunu, söz konusu “… …” ibaresinin tescil edilmesi halinde, mevcut markaları ile iltibas oluşacağından, 6769 sayılı SMK md. 6/1 ve 6/5 gereği başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi gerekirken, tüm itirazlarının reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı bulunduğunu, davalının bu tescilinin, haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-22157 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2017/122934 başvuru numaralı “… …+şekil” ibareli … tescil başvurusunun 29. sınıftaki “…, …, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş … ürünleri” emtiaları yönünden reddine, tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğüne hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu … ile itiraz sahibinin markası arasında benzerlik bulunmayıp iltibas tehlikesinin mevcut olmadığını, tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığını, kötüniyet iddiasının tamamen asılsız bir iddia olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamında dava konusunu oluşturan 29. Sınıftaki “…, …, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş … ürünleri” malların, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davaya konu markada her ne kadar “…” ibaresi bütün içinde kaybolmadan bulunmakta ise de, davalı başvuru sahibine ait “… …” ibareli dava konusu markada oluşturulan kelime bütününün yarattığı algı da dikkate alındığında … arasında düşük dereceli görsel benzerlik bulunduğu, davalının “… …” ibareli markasının “…” sesleriyle okunacağı, söz konusu foneteğin özellikle başlangıç sesinde oluşan farklılığın davacının “…” ibareli markaları ile fonetik benzerliği ortadan kaldırdığı, dava konusu markada geçen “… ….. 1494’te Trabzon’da evlendiği ikinci eşi, … … … annesi olduğu, davaya konu markada doğrudan tarihi bir kişiliğin isminin bulunması karşısında taraf markaları arasında kavramsal benzerlik olmadığı, davacı yan her ne kadar “…” ibaresine çeşitli kelime yahut harfler ekleyerek birden fazla … tescil ettirmişse de, bir tarihi figure refere etmesi, “…” ibareli çok sayıda … tescili olması, bu ibarenin yaygın bilinen bir ibare olması karşısında karşısında seri … imajı içine girmeyeceği, her somut olayın kendi koşullarında incelenmesi gereği “… …” ibaresinin bir bütün olarak esas unsur teşkil eden, tarihi bir karakterin ismi olması ve ayırt ediciliği düşük olan “…” ibaresiyle karşılaşan ortalama tüketicinin görmüş olduğu her “…” kelimesini aynı … ile çağrıştırmayacağı, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, … ibareli markaların, daha önce tescil edilmeye çalışılan “……” ibareli … başvurularına karşı şimdiye kadar hep korunduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, bilirkişi heyeti “…” markası için bir yandan tanınmışlık tespiti yaparken raporun ilerleyen kısımlarında “……. tespitleri yapmak suretiyle raporu kendi içinde çelişkili hale getirdiklerini, “…” ibareli markaların Türkiye’nin hemen hemen her ilinde, çok eski tarihlerden bu yana ciddi ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, davalının tescilini istediği … ile müvekkiline ait … arasında, görsel, işitsel, anlamsal açıdan benzerlik bulunduğunu, seri … olarak algılanacağını, davaya konu … 29. sınıftaki malları kapsamakta olup bu sınıftaki ürünler fazla zaman ayırmadan alalade bir inceleme satın alındığını, orta düzeyde bir tüketicinin alalade bir inceleme ile davalının “… …” markası ile müvekkile ait markaların farklı olduğunu anlayabilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK … kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın itirazına mesnet “…” ibareli markaları ile davalının başvurusuna konu “… …” ibareli … arasında, bir bütün olarak fonetik, kavramsal anlamda benzerlik olmadığı, SMK’nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetli olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 54,40 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 26,30 TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/02/2022 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2022