Emsal Mahkeme Kararı Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/228 E. 2023/126 K. 22.02.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/228
KARAR NO : 2023/126

HAKİM : … …
KATİP : … …

DAVACI : … – …
VEKİLİ : Av. … – [
VEKİLİ : Av. …
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2021
KARAR TARİHİ : 22/02/2023
K.YAZIM TARİHİ : 23/02/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sondaj ekipmanları sattığını, davalı firmaya da sondaj faaliyetinde kullanıları tij boru sattığını, bu satış karşılığında 07.05.2018/013264 tarih ve sayılı 170.064.60.-TL. ve 10.07.2021/013268 tarih ve sayılı 153.151,47.-TL.-olmak üzere iki adet irsaliyeli fatura düzenlediğini, bu fatura bedellerinden kalan 91.540,07.-TL. bakiye alacağın bulunduğunu, bu alacağın tahsili için Ankara 8.İcra Müdürlüğü’nün 2020/8157 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin 23,10,2020 tarihli dilekçesi ile icra takibine itiraz ettiğini, resen tespit edilecek hususlarla beraber Ankara 8.İcra Müdürlüğü 2020/8157 Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin asıl alacak ve ferileri bakımından devamı ile davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalının arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz katılmaması da dikkate alınarak karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 14.07.2021 tarihli beyanlarını sundukları dilekçesinde; yargılama gider ve vekalet ücretinin yargılamayı kaybedene yüklenebileceğini, iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde müvekkilinjn borcunu olmadığının ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle ve mahkemenin re’sen dikkate alacağı sebeplerle davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ankara 8.İcra Müdürlüğünün 2020/8157 Esas sayılı dosyası
Faturalar, ticaret sicil kayıtları
Davacının ticari defter ve kayıtları
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2020/8157 E, sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının …, borçlunun … olduğu; 91.540,07 TL alacak için 30/09/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 06/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 23/10/2020 tarihli dilekçesi ile icra takibine, borcun tamamına itirazı sonucu icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 04/04/2022 tarihli raporda; 07.05.2018 tarih ve 013624 nolu 171.064,60.-T’L. tutarlı ve 10.07.2018 tarih ve 013268 nolu 153.151,47.-YL. tutarlı olmak üzere 2 adet fatura düzenlediğini, bu kayıtları 120.B001 Alıcılar hesabına borç kaydettiğini, buna karşılık davacı şirket 15.05.2018 tarihinde kayıtlara göre … tarafınca elden tahsil edilmiş 123.000,00.- TL., 13.06.2018 tarihinde kayıtlara göre … tarafınca tahsil edilmiş eft bedeli 27.600,00.-TL., 25.06.2018 tarihinde kayıtlara göre …. tarafınca tahsil edilmiş eft bedeli 5.000,00.-TL., 03.07.2018 tarihinde kayıtlara göre … tarafınca tahsil edilmiş 25.000,00.-TL., 04.07.2018 tarihinde kayıtlara göre … tarafınca tahsil edilmiş 30.000,00.-TL., 24.07.2018 tarihinde kayıtlara göre … tarafınca tahsil edilmiş 20.000,00.-TL. olmak üzere toplam 230.600,00.-TL. tahsilat yapıldığını, tahsilatlarla ilgili olarak da davacı şirket tarafınca bir belge sunmadığını, kayıtlara göre …’ün 123.000,00.-TL ve ….’ünde 107.600,00.-TL. yi tahsil ettiğini, 31.12.2018 tarihindeki kapanış kayıtlarına göre 93.616,07.-TL. borç bakiyesi ile devrettiğini, davacı şirketin, sunulan defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde 31.12.2018 tarihi itibariyle, davalı şirketten 93.616,07.-TL. alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, davalı şirket tarafıyla defalarca yapılan görüşmelere rağmen defter ve belgelerini sunmadıklarını, davacı şirketin davalı şirketten Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2020/8157 E. Numaralı dosyası çerçevesinde 01.10.2020 takip tarihi itibariyle; davacı şirketin kayıtlarına göre 31.12.2018 tarihi itibariyle 93.616,07.-TL. davalı şirketten alacağının bulunduğunu, davalı şirketin ilgili dönem defter ve belgelerini sunması halinde davacı şirkete borcunun olup olmadığı tespit edileceğini, delillerin ve raporun nihai takdirinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 04/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda: davacı şirketin kayıtlarına göre 31/12/2018 tarihi itibariyle 93.616,07TL, davalı şirketten alacağının bulunduğunu, davalı şirketin ilgili dönem defter ve belgelerini sunması halinde davacı şirket borcunun olup olmadığının tespit edileceğini, davalı şirketin ilgili dönem defter ve belgelerini sunması halinde davacı şirkete borcunun olup olmadığının tespit edileceği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın davacı şirketin davalı şirkete sondaj malzemeleri sattığını, fatura düzenlendiğini, bedelin ödenmediğinden bahisle bedelin icra yoluyla tahsilini talep ettiği,itiraz üzerine takibin durduğu davalı yan davaya cevap vermediği, tüm iddiaları inkar etmiş sayılmakla taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde malzeme satımına ilişkin akdi ilişki olup olmadığı, malın teslim edilip edilmediği, takip tarihi itibariyle davacı alacı var ise miktarının uyuşmazlık konusu olduğu görüldü.
Tarafların delilleri toplanmış icra dosyası ve davacının ticari defterleri incelenmiştir.
Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir (Yargıtay 19. HD.11/11/2015 tarih, 2015/5365 Esas, 2015/14528 K.; 14.11.2019 tarih, 2017/4726 E, 2019/5144 K,).
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 26.09.2018 tarih, 2018/2696 Esas ve 2018/3431 karar sayılı ilamına göre Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa’da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa’da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK’ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır….” Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 27.06.2016 tarih, 2015/6424 Esas ve 2016/3931 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nun 222. maddesinde ” (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” olarak ifade edilmiştir.
Dava, savunma, ticari defter ve kayıtlar, icra dosyası bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre;AAnkara 8.İcra Müdürlüğünün 2020/8157 Esas sayılı dosyası icra dosyasında takip alacaklısının davaı, takip borçlunun ise davalı olduğu halde B 91.540,07 TL alacak için 30/09/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 06/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 23/10/2020 tarihli dilekçesi ile icra takibine, borcun tamamına itirazı sonucu icra takibinin durduğu ve işbu davanın süresinde açıldığı 13/12/2018 tarihli dilekçesi ile icra takibine, icra takibinin durduğu iş bu davanın süresinde açıldığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre 07.05.2018 tarih ve 013624 nolu 171.064,60.-T’L. tutarlı ve 10.07.2018 tarih ve 013268 nolu 153.151,47.-YL. tutarlı olmak üzere 2 adet fatura düzenlediğini, davacı şirketin 15.05.2018 tarihindeki kayıtlarına göre … tarafınca elden tahsil edilmiş 123.000,00.- TL., 13.06.2018 tarihinde kayıtlara göre … tarafınca tahsil edilmiş ve toplam 230.600,00.-TL. tahsilat yapıldığı, tahsilatlarla ilgili olarak da davacı şirket tarafınca bir belge sunulmadığı, kayıtlara göre …’ün 123.000,00.-TL ve …’ünde 107.600,00.-TL. yi tahsil ettiği, 31.12.2018 tarihindeki kapanış kayıtlarına göre 93.616,07.-TL. borç bakiyesi ile devrettiği, 31.12.2018 tarihi itibariyle, davalı şirketten 93.616,07.-TL. alacağının bulunduğu; yapılan yargılamada davalının yasal sürede cevap dilekçesi vermediği ve HMK m. 128 gereğince davayı inkar etmiş sayıldığı, davalı ticari defter ve kayıtlarını da ibraz etmediği anlaşılmakla mübrez delillere göre davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 8. İcra Dairesi’nin 2020/8157 Esas sayılı dosyasında icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin asıl alacak 91.540,07 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiz uygulanmasına, İİK’nun 67/2. maddesi gereğince asıl alacağın %20’si oranında 18.308,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
DAVANIN KABULÜ İLE
1-Davalının Ankara 8. İcra Dairesi’nin 2020/8157 Esas sayılı dosyasında icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin asıl alacak 91.540,07 TL üzerinden devamına,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiz uygulanmasına,
3-İİK’nun 67/2. maddesi gereğince asıl alacağın %20’si oranında 18.308,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 6.253,10TL harçtan peşin alınan 1.105,58TL harcın mahsubu ile eksik 5.147,52TL harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
5-6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14.md ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL’nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.173,38TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden Hesaplanan ve takdir olanan 14.646,41TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti:550,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 63,50TL olmak üzere toplam 613,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,

Dair, Davacı vekilinin yüzüne kaşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/02/2023
Katip …
¸[e-imzalıdır]

Hakim …
¸[e-imzalıdır]