Emsal Mahkeme Kararı Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/128 E. 2022/341 K. 03.11.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/128
KARAR NO : 2022/341

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 11/04/2022
KARAR TARİHİ : 03/11/2022

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin 06.11.2021 tarihinde 2021/157531 başvuru numarası ile davalı kuruma başvurarak “…“ ibareli markanın 38. sınıfta tescil edilmesini talep ettiğini, başvurunun TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından incelendiği ve 08.12.2021 tarihli karar ile 2015/63854 kod numaralı ”…” ibareli marka mesnet gösterilerek başvurunun SMK 5/1-ç maddesi kapsamında reddedildiğini, söz konusu karara karşı müvekkili tarafından ilgili yasal süre içerisinde itiraz edildiğini ve Kurumun 10.02.2022 tarihli ve 2022-M-1213 sayılı kararıyla nihai olarak itirazın reddine karar verildiğini, red kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, müvekkilinin tescil başvurusunda karara dayanak markalara kıyasla ayırt edilmesini sağlayacak düzeyde ve yeterlilikte farklılık oluşturulduğu, markaların aynı olmadıkları gibi ilgili alıcılar nezdinde ayırt edilebilecek düzeyde farklı olduğunu belirterek Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-1213 Sayılı ve 10.02.2022 tarihli kararının iptaline, 06.11.2021 tarih ve 2021/157531 sayılı “…” ibareli markanın müvekkili adına marka siciline kaydedilmesine ve marka tescil belgesinin düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusunun 6769 sayılı SMK 5/1-ç maddesi gereğince mutlak red nedenine bağlı olarak reddi ile ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dava, cevap, cevaba cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile Alâkalı ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Türk Patent’den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; … tarafından 06.11.2021 tarihinde 2021/157531 başvuru numarası “…“ ibareli markanın ”38. Sınıfta; Radyo ve televizyon yayın hizmetleri Haberleşme hizmetleri (internet servis sağlama hizmetleri dahil) Haber ajansı hizmetleri” için tescil edilmesini talep ettiğini, başvurunun TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından incelendiği ve 08.12.2021 tarihli karar ile 2015/63854 kod numaralı ”…” ibareli marka mesnet gösterilerek başvurunun SMK 5/1-ç maddesi kapsamında reddedildiği, söz konusu karara karşı başvuru sahibi tarafından itiraz edildiği, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından 10.02.2022 tarihli ve 2022-M-1213 sayılı kararıyla ; “2021/157531 başvuru numaralı “…” ibareli başvurunun 2015 63854 sayılı “…” ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK’nın 5/1-(ç) bendi uyarınca reddine yönelik Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 s. SMK’nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez. Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır. Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile reddine gerekçe olarak gösterilen 2015 63854 sayılı “…” ibareli markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, başvuruya/ret kararına konu hizmetlerle aynı veya aynı türdeki hizmetlerin ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK’nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen ret kararı yerinde görülmüş ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde 11/04/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemeyeceği hükmünü amirdir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Böylece daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için bir başkası adına mükerrer tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aksi halin bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılmasına ve halkın yanıltılmasına neden olacağı kabul edilmiştir. Bu hususu TürkPatent tescil sürecinde, kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.
Başvuruya konu markanın (işaretin) daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan markaların (işaretlerin) özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin (el yazısı, büyük-küçük harf) veya yazı tipinin (Times New Roman, Arial, Comic Sans MS gibi) farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise, karşılaştırılan markalar aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki, müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, TürkPatent ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu ret edecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin bire bir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt gurubu içinde bulunmayı ifade eder. Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin 2002/3 sayılı Tebliğin 5 ve 7. maddeleri anılan ilkeyi açıkça ifade etmektedir. Bununla birlikte sınıflandırma Nice Anlaşmasının 2. maddesinde vurgulandığı üzere, tescil edilmiş herhangi bir markanın koruma kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekir.
Yüksek Mahkeme uygulamalarına bakıldığında; 07/02/2011 tarih 2009/7924 E. 2011/1228 K. Sayılı LRG +şekil kararı, yine aynı yönde 28/05/2014 tairh 2014/4695 E. 2014/9860 K sayılı Kapıcıoğlu İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. +şekil kararı, 2015/4681 E. 2015/12081 K. , 2015/2025 E. 2015/6848 K. Sayılı ilamları,
Yargıtay 11. HD.’nin 2015/5821 E. 2015/13282 K. Sayılı ilamıyla ”TAURUS+şekil” ile TAURUS; Yargıtay 11. HD.’nin 2015/9380 E. 2016/3921 K. Sayılı ilamıyla Prontocruise ve PRONTO+şekil; Yargıtay 11. HD.’nin 2015/9281 E. 2016/4033 K. Sayılı ilamıyla Topbaş+şekil ile TOPBAŞ; Yargıtay 11. HD.’nin 2015/9354 E. 2016/3925 K. Sayılı ilamıyla MEISTER ile MEISTER+şekil ve meister+şekil; Yargıtay 11. HD.’nin 2015/6865 E. 2015/1103 K. Sayılı ilamıyla türkoğlu+şekil ile TÜRKOĞLU; Yargıtay 11. HD.’nin 2015/4687 E. 2015/11572 K. Sayılı ilamıyla DKY+şekil ile DKY İNŞAAT; Yargıtay 11. HD.’nin 2015/4676 E. 2015/11434 K. Sayılı ilamıyla DÜNYA ile Dünya Optik; Yargıtay 11. HD’nin 2015/14428 E. 2017/2108 K. Sayılı HEKİMSU ile Hekim; Yargıtay 11. HD’nin 2016/1191 E. 2017/3948 K. Sayılı 4PLAY ile FOUR PLAY; markaları arasında 7/1-b maddesi kapsamında ayniyetin bulunmadığı yönündeki kararlarının bulunduğu,
Nitekim EUIPO (OHIM)uygulamalarına bakıldığında da, markaların birinde kısmen de olsa ayniyet algısını ortadan kaldırır bir şekil unsuru, bir mizanpaj var ise karşılaştırılan markaların özdeş olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. EUIPO (OHIM) bu durumu “big brother” biçimindeki bir sözcük ile aynı markanın düzensiz bir yazı stili ile yazılmış biçiminin aynı olmayacağı örneği ile açıklamıştır. Yine BASIC+şekil ve basic+şekil markaları, N7 ile No7 markaları EUIPO (OHIM) nezdinde aynı olarak kabul edilmeyen markalardır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davacı Markası Redde Mesnet Marka

…+şekil ……şekil
(38. sınıf) (09, 38, 42. sınıf)

Davacı markası ile redde mesnet markanın emtiaları karşılatırıldığında; davaya konu marka başvurusundaki hizmetlerin tamamının, redde mesnet gösterilen markada aynen/aynı tür olarak yer aldığı tespit edilmiş olup mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması şartının sağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının markasının incelenmesinde; …+şekil ibareli markanın kelime +şekil markası olduğu, … ibaresinin mavi renk net ibaresinin ise turuncu renkte kullanıldığı ve … şeklinde yazıldığı; … ibaresindeki ”i” harfi üzerinde wifi işaretine benzer bir işaretin bulunduğu; … ibaresinin hemen sol tarfında turuncu ve mavi renk iki adet büyük ”F” harfinin birleştirilerek bir şekil oluşturulduğu markanın kelime +şekil markası olduğu, net ibaresinin markada tali unsur olduğu anlaşılmaktadır.
Redde mesnet markanın incelenmesinde; … ibareli redde gerekçe markanın …+şekil+net şeklinde oluşturulduğu, … ibaresindeki ”i” harfinin aşağı bakar şekilde (ters) yazıldığı, kelimedeki ”o” harfi olarak okunmaya müsait şeklin kullanıldığı, bu şekilde markanın baş kısmının f…. olarak okunduğu, markanın kelime+şekil markası olduğu, esas unsurunun … ibaresi olduğu, net ibaresinin tali unsur olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede; bütünsel bakış açısıyla başvuru ve redde mesnet marka arasında ilk bakışta hiçbir inceleme ve araştırma yapmayı gerektirmeyecek şekilde ayırt edilemeyecek bir benzerliğin olmadığı, davacı markasının kelime+şekil markası olduğu, redde mesnet markanın da kelime+şekil markası olduğu, ancak her iki markada farklı şekiller ve farklı renk ve harf unsurları bulunduğu; bu durumda ilk bakışta genel görünüm itibariyle hedef tüketici kesiminin davacı konusu mal/hizmet sınıfları göz önünde bulundurulduğunda başvuru ve redde mesnet marka arasında hiç bir inceleme ve araştırma yapmayı gerekli kılmayacak şekilde bağlantı kurulma ihtimali de dahil iltibas ihtimalinin var olduğunun ve karıştırılmanın yaşanacağının söylenmesinin mümkün olmadığı, 5/1-ç anlamında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, zira 5/1-ç maddesi kapsamında yapılacak kıyaslama da markalarının ayırt edilmelerine imkan verecek herhangi bir farklılıktan yoksun olmaları ve işaretler arasındaki benzerliğin tartışmasız olması gerektiği, somut olayda ise başvuru ve redde mesnet marka ile karşılaşan ortalama seviyedeki tüketici kitlesinin ilk bakışta bütün olarak bıraktığı izlenim açısından hiçbir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmeyecek derecede benzerlik olmadığı ortalama tüketicinin bu markası 5/1-ç maddesi çerçevesinde karıştırmasının ve ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunması mümkün olmadığı, başvurudaki farklılıklar nedeniyle redde mesnet marka ile davacı markası arasında benzerliğin iltibasa yol açıp açmayacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı, başvuru ve redde mesnet marka arasında sescil benzerlik olsa da; redde mesnet markanın içerdiği diğer şekil+renk unsurunun görsel olarak farklılaştığı bu sayede ayrı işaretler olarak ortalama yararlanıcılar ve tüketiciler bakımından anlaşılabilir hale geldikleri, markalar bir bütün olarak incelendiğinde de birbirleri ile ilk bakışta hiç bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek olmaksızın bağlantı kurulma ihtimali de dahil iltibas ihtimalinin var olduğunun ve karıştırılma yaşanacağının söylenmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenleri ile neticeten davanın tümden kabulü ile; TPMK YİDK’nın 2021-M-736 sayılı kararının iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-Davanın kabulü ile
TPMK YİDK’nın 2022-M-1213 sayılı kararın iptaline,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 221,90-TL
yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re’sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/11/2022

Katip … Hakim …
¸ ¸
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF :172,90-TL
GİDER AVANSI : 49,00-TL
TOPLAM :221,90-TL