Emsal Mahkeme Kararı Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/417 E. 2021/1042 K. 23.11.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/417 Esas – 2021/1042
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/417 Esas
KARAR NO : 2021/1042

BAŞKAN : …
ÜYE : …
ÜYE : …
KATİP : …

DAVACI : … – …
VEKİLİ : … – …
DAVALI : … – …
VEKİLİ : … – …

DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 03/06/2021
KARAR TARİHİ : 23/11/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : …
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili …’ in …. Ltd. Şti.nde işe giriş tarihi olan 19/06/1995 tarihinden itibaren 6 ay süre ile asgari ücretle aralıksız olarak çalıştığını, hizmet süresinin hesaplanması için SGK’ya başvuru yapması neticesinde bu çalışmalara ait primlerinin hiç yatırılmadığını öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin SGK’ya başvuruda bulunduğunu, ancak talebinin reddedildiğini, SGK Adana Bölge Müdürlüğü’nün bu çalışmaları sigortalılık hizmetlerinden sayabilmesi ve müvekkilinin sigorta başlangıcının 19/06/1995 tarihi olarak kabul edilmesi için Adana 9. İş Mahkemesi’nin 2020/… E. Sayılı dosyası ile açılan hizmet tespit davasında, şirketin 27/02/2015 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edildiğinn anlaşılması üzerine taraf teşkili sağlanabilmesi amacıyla şirketin ihyası için süre verildiğini belirterek …. Ltd. Şti.nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün kanuni hasım olduğunu, yapılan terkin işleminin hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, davacının davasını ispatlaması gerektiğini, davanın ispatlanamaması halinde reddine karar verilmesi, davacının davasının kabulü halinde Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün zorunlu hasım olması, dava açılmasına kusuru ile sebebiyet vermemiş olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Adana 9. İş Mahkemesi’nin 2020/… E. Sayılı esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı … tarafından, …. Ltd. Şti..’ne karşı 29/12/2020 havale tarihli dilekçe ile hizmet tespit davası açıldığı, 31/05/2021 tarihli muhtıra ile davacı vekiline …. Ltd. Şti. hakkında ihya davası açmak üzere süre verildiği anlaşılmıştır.
…. Ltd. Şti., … sicil numarası ile Adana Ticaret Siciline kayıt edilmiş, TTK’nun geçici 7. maddesi uyarınca sicil kaydı 27/02/2015 tarihinde terkin edilmiştir. Şirketin … ve … adında iki ortağı vardır.
6012 Sayılı Türk Ticaret Kanunu gereği tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuki açıdan kabul edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmış olması gerekmektedir. Eğer tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez. Diğer taraftan TTK’nın geçici 7/2 md. gereğince davacı yada davalı sıfatıyla davaları devam eden şirketlerde bu madde hükmü uygulanmaz. Geçici 7/15 maddesi gereğince alacaklılar yada hukuki menfaati bulunanlar terkin tarihinden itibaren 5 yıl içinde şirketin ihyasını isteyebilir. TTK’nun 547. Maddesi gereğince; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemelerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahiplerinin veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini istemeleri mümkündür. Talebin kabul edilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerekir.
Tüzel kişiliğin ihyası kararıyla; tasfiye işlemleri sonucu ticaret sicilinden terkin ile tüzel kişiliğini kaybetmiş şirketin tekrar tüzel kişilik kazanması sağlanarak şeklen tamamlanmış tasfiye işlemleri sonucu oluşan hak kayıplarının önüne geçilmektedir. Diğer yandan ihya müessesesinin davacı tarafından açılabilecek davanın belirsiz bir sürece bağlanması ile de ilelebet tasfiyenin neticelenmemesi sonucu doğuracağından kötüniyetin de önüne geçilmesi gereklidir. Hukuki yarar, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen araştırılması gereklidir. İleride açılacak bir dava için ihya kararı istenmesi hukuki yarar bulunması şartıyla mümkündür. TTK 547. maddesinde ihya davası açılabilmesi için ek tasfiye işlemlerinin zorunlu olduğunun anlaşılması gerekir. Kanun’un bu ifadesinin ihyada davacının korunmaya değer hukuki yararının bulunması şeklinde anlamak gerekir. (Yargıtay 11. HD 2018/3091 Esas 2018/5351 Karar, 23 HD 2017/2945 Esas 2018/58 karar, 2015/5930 Esas 2016/4891 karar )
Açıklanan nedenlerle; ihyası talep edilen …. Ltd. Şti.’nin, TTK’nın geçici 7. md. Gereğince sicilden silindiği, şirket hakkında davacı tarafından Adana 9. İş Mahkemesi’nin 2020/… E. sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığı, bu durumun ihya için haklı neden oluşturduğu, terkin tarihinden itibaren TTK’nın geçici 7/15 md. de düzenlenen 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği, ancak TTK’nın 547.maddesi gereğince, ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerektiği, bu maddede getirilmiş bir hak düşürücü süre yada zamanaşımı süresinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile …. Ltd. Şti.’nin ihyasına, ticaret siciline yeniden tesciline, ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir. (Yargıtay 11. H.D. 2016/6208 E. 2016/7352 K, 2018/2308 E. 2018/4209 K, 2014/6695E. 2014/12130K, Gaziantep BAM 11. H.D. 2020/1417 E 2021/34K, İstanbul BAM 13. H.D. 2020/1684 E2020/1392 K,) Adana Ticaret Sicili Memurluğu’nun yasal hasım olduğu, terkin işlemlerinin TTK’nın geçici 7. maddesine uygun olarak yapıldığı, hizmet tespiti davasının terkin işleminden sonra açıldığı, 5 yıllık sürenin dolduğu, ancak ek tasfiye için ihya gerektiği, davalı Adana Ticaret Sicili Memurluğu’nun iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile;
…’nün … sicil numarasında kayıtlı iken, sicilden terkin edilen …. Ltd. Şti.nin, Adana 9. İş Mahkemesi’nin 2020/… E sayılı dosyasında açılan dava ve bu dava sonucunda verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere İHYASI ile; Ticaret Siciline yeniden TESCİL VE İLANINA,
Tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ortaklarından …’ın (TCKN:. …) TASFİYE MEMURU OLARAK ATANMASINA,
3-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Dair, HMK.’nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/11/2021

Başkan …
E-İmza

Üye …
E-İmza

Üye …
E-İmza

Katip …
E-İmza