Danıştay Kararı 8. Daire 2019/8232 E. 2023/765 K. 22.02.2023 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/8232 E.  ,  2023/765 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/8232
Karar No : 2023/765

DAVACI : … Odası
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
… Esnaf Odası tarafından, Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen ve 01.08.2019 tarih 30849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Esnaf ve Sanatkarların Kayıt Olacakları Odaların Tespiti Hakkında Tebliğ’in 6. maddesinin iptali istemidir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu düzenleme ile ülkemizde 30 büyükşehirde mesleki faaliyette bulunan iş yeri sahibi esnaf sanatkarların tercihlerine bağlı olarak üyesi bulundukları ihtisas odasından, iş yerlerine en yakın karma ya da başka ihtisas odasına kayıtlarını aktarabilecekleri, yeni üye olacaklar için de öncelikle ihtisas odasına kayıt olmaları zorunlu iken bu düzenleme ile ihtisas odası yerine doğrudan karma odaya üye olabileceklerinin anlaşıldığı; ancak, esnaf ve sanatkarların ihtisas odalarındaki kayıtlarının sırf mesafe-ulaşım kıstası öne çıkarılarak her meslekten esnafın kayıt edildiği karma odaya aktarılmasının veya ilde kurulu ihtisas odasına kayıtlı üyenin ilçede kurulu ihtisas odasına kaydının aktarılmasının 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun metnine ve ruhuna aykırı olduğu, bu düzenlemenin camia içerisinde husumete sebep olacağı, aynı ihtisas alanında faaliyet gösteren odalar arasında da üye kapma yarışına ve odalar arası çekişmeye sebebiyet vereceği, ihtisas odalarının mevcut ve muhtemel üye kayıtlarının dava konusu düzenleme nedeni ile azalacağı, odanın yıllık aidat gibi gelirlerinde düşmeye neden olacağı ve üye sayısı yasal yeterlilik sınırının altına düşmek suretiyle odaların fesih ve tasfiyesine kadar gidecek neticelerinin doğacağı ileri sürülmüştür.
5362 sayılı Yasa’nın 5., 6. ve Geçici 8. maddelerinde, odaların mevcut üyelerini muhafaza edecekleri düzenlemesinin yer aldığı; öyle ki 5362 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesinde, bu kanunun yürürlüğe girdiği 21.06.2015 tarihi itibariyle kurulu bulunan odaların mevcut üyeliklerini muhafaza edeceği yani kazanılmış üyelik haklarına dokunulamayacağının düzenlendiği, dava konusu düzenleme ile bu hükümlere aykırı olarak kazanılmış hak ihlali ile odalar arasında aktarma yapılacağı düzenlemesinin getirildiği, dava konusu tebliğ hükmünün bu düzenlemelere açıkça aykırı olduğu ve yasaya aykırı tebliğ çıkarılamayacağı belirtilmiştir.
İlde kurulu odaların merkez büroları dışında sair ilçelerde irtibat büroları ve alanında faaliyette bulunan personellerinin olduğu, bu şekilde her türlü hizmetin üyenin ayağına götürüldüğü, dava konusu düzenlemenin irtibat bürosu müessesesini yok saydığı, 5362 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, ihtisasa dayalı odaya kayıt kuralı getirilmişken dava konusu düzenleme ile işyerine en yakın odaya (ihtisas odası bulunmasına rağmen en yakın karma odalar dahil) kayıt ve bu odaya aktarılma kuralı getirildiği, karma odanın ilgili Kanun’un 3. maddesinin f fıkrasında, ihtisas odası kurabilecek sayıya ulaşamayan değişik mesleklerdeki esnaf ve sanatkârların bir araya gelerek kuracakları odalar olarak tanımlandığı, dava konusu Tebliğ’in açıkça kanun hükmüne ve Anayasa’ya aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI :
5362 sayılı Kanun’un 6. maddesi ve Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Yönetmeliği’nin 27. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; ana kuralın esnaf ve sanatkarların oda kayıtlarının iş yeri adresi olarak beyan edilen yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odasına, iş yerleri seyyar olanların ikametgahlarının bulunduğu yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odasına, meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası bulunmayanlar için karma odaya, kaydolabileceği karma oda da bulunmayanlar için mesleğiyle ilgili en yakın ihtisas odasına kayıt olduğu, uygulamanın büyükşehir olmayan illerde bu şekilde olduğu, ilgili Kanun’un Geçici 8. maddesi ile bu kurala büyükşehir statüsündeki iller açısından istisna getirildiği; öyle ki büyükşehir statüsündeki illerde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarların faaliyet gösterdikleri ilçelerde oda bulunması halinde il merkezindeki odanın yanı sıra söz konusu odalara da kaydolmayı tercih etme imkanı tanındığı; ancak büyükşehir statüsündeki illerde faaliyet göstermekle birlikte ilçesinde oda bulunmayan esnaf ve sanatkarlar açısından bu kural işletilemediğinden, bu esnaf ve sanatkarların her halükarda il merkezinde faaliyet gösteren odalara kayıt olmaları gerektiği, bu durumun ise zaman, masraf ve iş kaybı yaşanmasına sebep olduğu, söz konusu mağduriyetin giderilebilmesi için 25.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanun ile 5362 sayılı Kanun’un 6. maddesine üçüncü fıkra eklendiği, bu fıkrada “Büyükşehir statüsündeki iller ile diğer illere bağlı ilçelerde kurulu oda bulunmaması durumunda, bu ilçelerdeki esnaf ve sanatkârların kayıt edilecekleri oda ile bu odaların çalışma bölgesi Bakanlık tarafından belirlenir.” düzenlemesine yer verildiği, Bakanlığa verilen söz konusu yetki kapsamında dava konusu Esnaf ve Sanatkarların Kayıt Olacakları Odaların Tespiti Hakkında Tebliğ’in 01.08.2019 tarihli ve 30849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, dolayısıyla Kanun’un vermiş olduğu takdir yetkisi çerçevesinde dava konusu Tebliğ’in 6. maddesinin düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin 1. fıkrasının halihazırda 5362 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesinin 2. cümlesinin tekrarı niteliğinde olduğu, bu nedenle iptalini gerektirir hiçbir gerekçe bulunmadığı, 2. fıkrasının büyükşehir statüsündeki illere bağlı olup da oda bulunmayan ilçelerdeki esnaf ve sanatkarların tıpkı 5362 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesindeki gibi tercih hakkı tanıyan bir düzenleme olduğu, bu bağlamda, ilçesinde oda bulunmayan esnaf ve sanatkarlar Bakanlıkça belirlenmiş olması halinde en yakın ilçedeki odayı tercih edebilecekleri gibi büyükşehir il merkezindeki ilgi odayı da tercih edebilecekleri, oda kayıtlarının esnaf ve sanatkarların tercihi çerçevesinde yapılacağı, dolayısıyla davacı tarafın iddiasının aksine kazanılmış hakların bertaraf edilmesi durumunun söz konusu olmadığı ileri sürülmüştür.
Dava konusu Tebliğ’in 6. maddede geçen “ilgili oda”dan kastın, Kanun’un 6. maddesi uyarınca öncelikle ihtisas odası olduğu, bulunmaması halinde karma oda, karma odanın da bulunmaması halinde esnafın mesleği ile ilgili en yakın odayı ifade ettiği, bu yönüyle de Tebliğ’in 5362 sayılı Kanun’un lafzına ve ruhuna uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 5362 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi ile büyükşehir statüsündeki illerde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarların faaliyet gösterdikleri ilçelerde oda bulunması halinde, esnaf ve sanatkarlara ilçelerindeki bu odalara, bunun yanı sıra il merkezindeki odaya kaydolmayı tercih etme imkanı getirildiği, bu düzenlemenin tekrarı niteliğinde olan, esnaf ve sanatkarların faaliyet gösterdikleri ilçelerdeki odaya kayıt olabilmelerinin yanı sıra isterlerse çalışma bölgesi tüm il sınırı olarak belirlenmiş olan il merkezlerinde kurulu ilgili odaya da kaydolabileceklerine ilişkin dava konusu Tebliğ’in 1. fıkrasında hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı; bununla birlikte, 5362 sayılı Kanun’un 6. maddesinin üçüncü fıkrasında, ilçesinde oda bulunmayan esnaf ve sanatkarların üye kaydının yapılacağı ilgili odaların saptanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda Bakanlığa yetki verildiği, bu yetki çerçevesinde dava konusu Tebliğin 2., 3. ve 4. fıkralarının düzenlendiği, esnaf ve sanatkarın tercih ve isteği esas alınarak zaman ve harcamadan tasarruf edilmesinin amaçlandığı anılan fıkralarda, üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 01/08/2019 tarihli ve 30849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Esnaf ve Sanatkârların Kayıt Olacakları Odaların Tespiti Hakkında Tebliğ’in 6. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafın Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esası incelendi: 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, “d) Oda: Esnaf ve sanatkârların kuracakları ihtisas ve karma esnaf ve sanatkârlar odaları,
e) İhtisas odası: Aynı meslekte faaliyette bulunan esnaf ve sanatkârların bir araya gelerek il merkezlerinde veya ilçelerde kurmuş oldukları esnaf ve sanatkârlar odaları,
f) Karma oda: İhtisas odası kurabilecek sayıya ulaşamayan değişik mesleklerdeki esnaf ve sanatkârların bir araya gelerek kuracakları odaları,” şeklinde tanımlanmış; “Odaya kayıt” başlıklı 6. maddesinde, “Esnaf ve sanatkârların sicile kayıtları yapılmadıkça, hiçbir şekilde odaya kaydı yapılamaz. Sicile kayıt olan esnaf ve sanatkârlara ait bilgiler sicil tarafından; elektronik ortamda, iş yerlerinin bulunduğu yerdeki, iş yerleri seyyar olanların ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odasına; meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası bulunmayanların bilgileri ise karma odaya kayıt için gönderilir. İlgili oda yönetim kurulu, bu kişilerle ilgili üyelik kararlarını ilk toplantısında alır.
(Değişik ikinci fıkra: 16/5/2018-7144/15 md.) Oda kuruluş yeter sayısına ulaşılamadığı için oda kurulması mümkün olmayan yerlerdeki esnaf ve sanatkârların kayıtları birlik marifetiyle tutulabilir. Esnaf ve sanatkârlara odalarca verilen hizmetler, ilçelerde şube açmak suretiyle birlik tarafından verilebilir.
(Ek fıkra: 16/5/2018-7144/15 md.) Büyükşehir statüsündeki iller ile diğer illere bağlı ilçelerde kurulu oda bulunmaması durumunda, bu ilçelerdeki esnaf ve sanatkârların kayıt edilecekleri oda ile bu odaların çalışma bölgesi Bakanlık tarafından belirlenir.
Aynı iş yerinde birden fazla konuda faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar esas faaliyeti ile ilgili odaya kayıt olurlar. Ancak, üye isterse yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla diğer faaliyetleriyle ilgili odalara da sicil marifetiyle kayıt yaptırabilir.
Esnaf ve sanatkârlar odasına kayıtlı olanlar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki ticaret ve sanayi odasına, ticaret odasına, sanayi odasına, deniz ticaret odasına; bu odalara kayıtlı bulunanlar ise esnaf ve sanatkârlar odasına kaydedilemezler. Sermaye şirketlerinin ortakları, başkaca esnaf ve sanatkârlık faaliyeti olmadıkça, sadece şirket ortaklığı sebebiyle hiçbir şekilde esnaf ve sanatkârlar odalarına üye kaydedilemezler.” hükmü; Geçici 8. maddesinde, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 507 sayılı Kanuna göre büyükşehir statüsündeki illerin il merkezlerine dahil ilçelerde kurulmuş olan odalar ile daha sonra büyükşehire dahil edilen ilçelerde kurulmuş odalar mevcut üyelerini muhafaza ederler. Ancak, daha sonra yapılacak yeni üyelik kayıtlarında bu odaların çalışma bölgesinde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar isteklerine göre bu odalara veya büyükşehir sınırları içinde kurulu bulunan ilgili odaya sicil tarafından kaydedilir.” hükmü getirilmiştir. 14/12/2018 tarihli ve 30625 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Esnaf ve Sanatkârlar Sicili Yönetmeliğinin “İlgili odanın tespiti” başlıklı 27. maddesinde, “(1) Sicile kayıt olan esnaf ve sanatkârlara ait bilgiler, müdürlük tarafından ESBİS üzerinden ilgili odaya gönderilir.
(2) Esnaf ve sanatkârların üye kaydının yapılacağı ilgili oda:
a) ESBİS üzerinde iş yeri adresi olarak beyan edilen yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası,
b) İş yerleri seyyar olanların ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası,
c) İş yerleri seyyar olmakla birlikte çalışma bölgesi Kanun ve/veya diğer mevzuatla tahditli olarak belirlenenlerin, çalışma bölgesinin bulunduğu yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası,
ç) Meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası bulunmayanlar için karma oda,
d) Kaydolabileceği karma oda da bulunmayanlar için mesleğiyle ilgili en yakın ihtisas odasıdır.
(3) Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası çerçevesinde, aynı işyerinde olmak kaydıyla birden fazla konuda faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârların esas faaliyeti ile ilgili odaya kaydı sağlanır. Ancak, üyenin yazılı talebi halinde ve yükümlülüklerini de yerine getirmesi kaydıyla diğer faaliyetleri ile ilgili odalara da kaydı yapılabilir.
(4) İlgili oda yönetim kurulu, müdürlük tarafında kayıt için bilgileri gönderilen esnaf ve sanatkârlarla ilgili üyelik kararlarını ilk toplantısında alır. Bu kararlar, esnaf ve sanatkârın sicile tescil tarihinden itibaren oda üyesi olduğu şeklinde alınır.
(5) Oda yönetim kurulu tarafından Kanunun 8 inci maddesine göre, oda kaydının silinmesine karar verilen esnaf ve sanatkârın durumu müdürlüğe bildirilir. Müdürlük, oda kaydının silinmesine karar verilen esnaf ve sanatkârın oda üyelik kaydını ESBİS üzerinden sonlandırır.
(6) Esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanlar kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayda zorlanamazlar. Ancak, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların kayıtları, müdürlük marifetiyle ticaret siciline aktarılır.
(7) İkinci fıkradaki odaların saptanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak tebliğ ile belirlenir.”, hükmüne yer verilmiştir.
01/08/2019 tarihli ve 30849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Esnaf ve Sanatkârların Kayıt Olacakları Odaların Tespiti Hakkında Tebliğ’in dava konusu edilen “Büyükşehir statüsündeki illerde oda kayıtları” başlıklı 6. maddesinde, “(1) Büyükşehir statüsündeki illere bağlı ilçelerdeki odaların çalışma bölgesinde faaliyet gösteren yeni üyenin kaydı, şahsın tercihini beyan eden dilekçeye uygun olarak bu odalara ya da büyükşehir il merkezinde kurulu bulunan ilgili odaya yapılır.
(2) Büyükşehir statüsündeki illere bağlı ilçelerde kurulu oda bulunmaması durumunda, esnaf ve sanatkârların oda kayıtları; Bakanlıkça belirlenmiş ise en yakın ilçedeki ilgili odaya, yahut büyükşehir il merkezlerinde kurulu ilgili odaya tercih dilekçeleri alınmak suretiyle yapılır. En yakın ilçedeki ilgili oda, Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, oda bulunmayan ilçenin yakın ilçelere olan mesafesi ve ulaşım imkânları gözetilerek ilgili birliğin görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir.
(3) Büyükşehir statüsündeki illerde bulunan ilçelerde kurulu oda bulunmaması halinde, Büyükşehir il merkezlerinde kurulu ihtisas odasına kayıtlı esnaf ve sanatkârların yazılı taleplerine istinaden kayıtları ilgili sicil müdürlüğünce, Bakanlıkça belirlenmiş en yakın ilçedeki ilgili odaya aktarılır.
(4) İki nüsha halinde yazılı olarak düzenlenen ve kayıt olunması talep edilen odanın açıkça belirtildiği tercih dilekçesinin bir nüshası kişinin sicil dosyasında saklanır, diğer nüshası kayıt olacağı odaya gönderilir.” düzenlemesi getirilmiştir.
5362 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 6. maddesinin üçüncü fıkrasıyla Esnaf ve Sanatkârlar Sicili Yönetmeliğinin 27. maddesinin 7. fıkrasında; esnaf ve sanatkârların üye kaydının yapılacağı ilgili odaların saptanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda Bakanlığa yetki verildiği, bu yetki çerçevesinde ise dava konusu Tebliğin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
5362 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinin uygulanmasına yönelik olarak düzenlenen dava konusu Tebliğin iptali istenilen maddesinde, Büyükşehir statüsündeki illere bağlı ilçelerdeki odaların çalışma bölgesinde faaliyet gösteren yeni üye kaydının; şahsın tercihini beyan eden dilekçeye uygun olarak Kanunun 6. maddesindeki bu odalara ya da büyükşehir il merkezinde kurulu bulunan ilgili odaya yapılacağı düzenlenmiş olup; yine Tebliğin iptali istenilen 6. maddesinde Kanunun Geçici 8. maddesine koşut düzenlemeyle “esnaf ve sanatkârlar isteklerine göre” ibaresi detaylandırılarak isteğin bir dilekçe ile yapılacağı; diğer bir ayrıntının da, büyükşehirde faaliyet gösteren yeni üyenin kaydının, tercihi doğrultusunda faaliyet gösterdiği ilçedeki odalara yada büyükşehir il merkezindeki ilgili odaya yapılmasına imkan tanındığı; diğer yandan faaliyet gösterdiği ilçede oda bulunmaması durumunda, masrafın ve zaman kaybının artmasına sebep olabilecek şekilde büyükşehir merkezde bulunan odalara kayda zorlanmaması ve kendi ilçesine en yakın ilçedeki ilgili odaya kaydının yapılmasına imkan tanındığı; diğer yandan yeni üye ile eski üyeler arasında eşitsizlik olmaması adına, eski üyelerin de talepleri halinde en yakın ilçedeki ilgli odaya kayıtlarının aktarılması imkanının tanındığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; esnaf ve sanatkârın tercih ve isteği esas alınarak zaman ve harcamadan tasarruf edilmesinin amaçlandığı dava konusu düzenlemede; üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 22.02.2023 tarihinde, davacı vekili Av. …’un ve davalı idare vekili Av. …’ün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 6., geçici 8. maddesi ve Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Yönetmeliği’nin 27. maddesine dayanılarak hazırlanan, 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Esnaf ve Sanatkârların Kayıt Olacakları Odaların Tespiti Hakkında Tebliğ’in 6. maddesinin iptali istenilmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.

İlgili Mevzuat:
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu kanunun amacının; esnaf ve sanatkârlar ile bunların yanlarında çalışanların meslekî ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmelerini ve meslekî eğitimlerini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak, meslek disiplini ve ahlâkını korumak olduğu açıklanmış; “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, bu kanunun uygulanmasında, “d) Oda: Esnaf ve sanatkârların kuracakları ihtisas ve karma esnaf ve sanatkârlar odalarını,
e) İhtisas odası: Aynı meslekte faaliyette bulunan esnaf ve sanatkârların bir araya gelerek il merkezlerinde veya ilçelerde kurmuş oldukları esnaf ve sanatkârlar odalarını,

f) Karma oda: İhtisas odası kurabilecek sayıya ulaşamayan değişik mesleklerdeki esnaf ve sanatkârların bir araya gelerek kuracakları odaları,
g) Şube: Birlik tarafından oda kurulamayan ilçelerde açılacak ve buradaki esnaf ve sanatkârların işlemlerini yürütecek hizmet birimlerini,
h) İrtibat bürosu: İhtisas odalarının ve ilçelerdeki karma odaların çalışma bölgeleri içerisinde açacakları büroları,
ı) Birlik: Aynı ilde kurulan esnaf ve sanatkârlar odalarının, aralarındaki dayanışmayı temin etmek ve bu odaların il genelinde işbirliği ve ahenk içerisinde çalışmalarını ve gelişmelerini sağlamak ve o ilin esnaf ve sanatkârlarını temsil etmek amacıyla il merkezlerinde kuracakları esnaf ve sanatkârlar odaları birliklerini (…) ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. “Odaların çalışma bölgesi” başlıklı 5. maddesinde, “Odaların çalışma bölgesi, bulundukları ilçenin idari sınırlarıdır. Birden fazla ilçe bulunan büyükşehir il merkezlerinde kurulan odaların çalışma bölgesi büyükşehire dahil ilçelerin idari sınırlarıdır. Aynı çalışma bölgesinde, faaliyet konusu aynı olan birden fazla oda kurulamaz. Çalışma bölgesi odaların faaliyet sınırlarını belirler, esnaf ve sanatkârların meslekî faaliyetleri çalışma bölgesi ile sınırlandırılamaz. Odalar, her türlü sorumluluk kendilerine ait olmak kaydıyla çalışma bölgesi içinde birlikten izin alarak irtibat bürosu açabilirler.”; “Odaya kayıt” başlıklı 6. maddesinde, “Esnaf ve sanatkârların sicile kayıtları yapılmadıkça, hiçbir şekilde odaya kaydı yapılamaz. Sicile kayıt olan esnaf ve sanatkârlara ait bilgiler sicil tarafından; elektronik ortamda, iş yerlerinin bulunduğu yerdeki, iş yerleri seyyar olanların ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odasına; meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası bulunmayanların bilgileri ise karma odaya kayıt için gönderilir. İlgili oda yönetim kurulu, bu kişilerle ilgili üyelik kararlarını ilk toplantısında alır.
(Değişik ikinci fıkra: 16/5/2018-7144/15 md.) Oda kuruluş yeter sayısına ulaşılamadığı için oda kurulması mümkün olmayan yerlerdeki esnaf ve sanatkârların kayıtları birlik marifetiyle tutulabilir. Esnaf ve sanatkârlara odalarca verilen hizmetler, ilçelerde şube açmak suretiyle birlik tarafından verilebilir.
(Ek fıkra: 16/5/2018-7144/15 md.) Büyükşehir statüsündeki iller ile diğer illere bağlı ilçelerde kurulu oda bulunmaması durumunda, bu ilçelerdeki esnaf ve sanatkârların kayıt edilecekleri oda ile bu odaların çalışma bölgesi Bakanlık tarafından belirlenir.(…)”, Geçici 8. maddesinde, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 507 sayılı Kanuna göre büyükşehir statüsündeki illerin il merkezlerine dahil ilçelerde kurulmuş olan odalar ile daha sonra büyükşehire dahil edilen ilçelerde kurulmuş odalar mevcut üyelerini muhafaza ederler. Ancak, daha sonra yapılacak yeni üyelik kayıtlarında bu odaların çalışma bölgesinde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar isteklerine göre bu odalara veya büyükşehir sınırları içinde kurulu bulunan ilgili odaya sicil tarafından kaydedilir.” kurallarına yer verilmiştir.
Esnaf Ve Sanatkarlar Sicili Yönetmeliği’nin “İlgili odanın tespiti” başlıklı 27. maddesinde, “(1) Sicile kayıt olan esnaf ve sanatkârlara ait bilgiler, müdürlük tarafından ESBİS üzerinden ilgili odaya gönderilir.
(2) Esnaf ve sanatkârların üye kaydının yapılacağı ilgili oda:
a) ESBİS üzerinde iş yeri adresi olarak beyan edilen yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası,

b) İş yerleri seyyar olanların ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası,
c) İş yerleri seyyar olmakla birlikte çalışma bölgesi Kanun ve/veya diğer mevzuatla tahditli olarak belirlenenlerin, çalışma bölgesinin bulunduğu yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası,
ç) Meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası bulunmayanlar için karma oda,
d) Kaydolabileceği karma oda da bulunmayanlar için mesleğiyle ilgili en yakın ihtisas odasıdır. (…)
(7) İkinci fıkradaki odaların saptanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak tebliğ ile belirlenir.” kuralı düzenlenmiştir.

Dava konusu Tebliğ’in “Büyükşehir statüsündeki illerde oda kayıtları” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi;
1.fıkra “Büyükşehir statüsündeki illere bağlı ilçelerdeki odaların çalışma bölgesinde faaliyet gösteren yeni üyenin kaydı, şahsın tercihini beyan eden dilekçeye uygun olarak bu odalara ya da büyükşehir il merkezinde kurulu bulunan ilgili odaya yapılır.” şeklindedir.
Söz konusu fıkrada, büyükşehir statüsündeki illerde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarların faaliyet gösterdikleri ilçelerde oda bulunması halinde, yeni üyenin kaydının hangi odaya yapılacağının düzenlendiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen 5362 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi ile büyükşehir statüsündeki illerde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarların faaliyet gösterdikleri ilçelerde oda bulunması halinde, esnaf ve sanatkarlara ilçelerindeki bu odalara, bunun yanı sıra il merkezindeki odaya kaydolmayı tercih etme imkanı getirildiği görülmektedir. Bu düzenlemenin tekrarı niteliğinde olan, esnaf ve sanatkarların faaliyet gösterdikleri ilçelerdeki odaya kayıt olabilmelerinin yanı sıra isterlerse çalışma bölgesi tüm il sınırı olarak belirlenmiş olan il merkezlerinde kurulu ilgili odaya da kaydolabileceklerine ilişkin dava konusu Tebliğ’in 1. fıkrasında hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.

Dava konusu Tebliğ’in “Büyükşehir statüsündeki illerde oda kayıtları” başlıklı 6. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının incelenmesi;
2. ve 3. fıkralar “Büyükşehir statüsündeki illere bağlı ilçelerde kurulu oda bulunmaması durumunda, esnaf ve sanatkârların oda kayıtları; Bakanlıkça belirlenmiş ise en yakın ilçedeki ilgili odaya, yahut büyükşehir il merkezlerinde kurulu ilgili odaya tercih dilekçeleri alınmak suretiyle yapılır. En yakın ilçedeki ilgili oda, Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, oda bulunmayan ilçenin yakın ilçelere olan mesafesi ve ulaşım imkânları gözetilerek ilgili birliğin görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir.
Büyükşehir statüsündeki illerde bulunan ilçelerde kurulu oda bulunmaması halinde, Büyükşehir il merkezlerinde kurulu ihtisas odasına kayıtlı esnaf ve sanatkârların yazılı taleplerine istinaden kayıtları ilgili sicil müdürlüğünce, Bakanlıkça belirlenmiş en yakın ilçedeki ilgili odaya aktarılır.” şeklindedir.
Esnaf ve sanatkarların yürüttüğü mesleki faaliyet nedeniyle belli bir teşkilat içinde yer almalarının sağlanması piyasa ekonomisi gereği zorunludur. Bu kişilerin mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmelerinin sağlanması, iş kolu bazında oluşturulacak dayanışma ve işbirliği ile mesleğin icrası sırasında karşılaşılabilecek sorunların en aza indirilmesi için öncelikle ihtisaslaşmasın sağlanması gerekmektedir. Bu bağlamda, yukarıda yer verilen düzenlemeler gereği, oda kayıtlarıyla ilgili ana kuralın esnaf ve sanatkarların iş yeri adresi olarak beyan edilen yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odasına, iş yerleri seyyar olanların ikametgahlarının bulunduğu yerdeki meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odasına, meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası bulunmayanlar için karma odaya, kaydolabileceği karma oda da bulunmayanlar için mesleğiyle ilgili en yakın ihtisas odasına kayıt olduğu görülmektedir. Esnaf Ve Sanatkarlar Sicili Yönetmeliği’nin yukarıda yer verilen 27. maddesinde de ihtisaslaşma kuralı korunarak “ilgili oda”, aynı şekilde açıklanmış olup, ilgili odadan kastın öncelikle ihtisas odası olduğu; ancak meslek ve sanatları ile ilgili ihtisas odası bulunmayanlar için karma oda olduğu açıklanmıştır.
Dava konusu Tebliğin dayanağı olan 5362 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 3. fıkrasında, büyükşehir statüsündeki iller ile diğer illere bağlı ilçelerde kurulu oda bulunmaması durumunda, bu ilçelerdeki esnaf ve sanatkârların kayıt edilecekleri oda ile bu odaların çalışma bölgesinin Bakanlık tarafından belirleneceği düzenlenmiş olup, söz konusu düzenleme kapsamında Tebiğin dava konusu fıkralarının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Anılan Tebliğin “Büyükşehir statüsündeki illere bağlı ilçelerde kurulu oda bulunmaması durumunda, esnaf ve sanatkarların oda kayıtları”nı düzenleyen ikinci fıkrasında, üye olacak kişilere tercih hakkı sunularak, Bakanlıkça belirlenmiş ise en yakın ilçedeki ilgili oda yahut büyükşehir il merkezlerinde kurulu ilgili odaya kayıtlarının yapılabileceği düzenlenmiştir.
Öncelikle, odaların faaliyet sınırlarını belirleyen çalışma bölgesi, bulundukları ilçenin idari sınırı olmakla birlikte, büyükşehir il merkezlerinde kurulan odaların çalışma bölgesi büyükşehire dahil ilçelerin tamamının idari sınırıdır. Çalışma bölgesi bütün il sınırı olan büyükşehir il merkezinde yer alan bir ihtisas odası varken, ilçesinde oda bulunmayan üyenin kaydının sırf mesafe ve ulaşım imkanlarından bahsedilerek en yakın ilçedeki ilgili odaya, bir başka deyişle ihtisas odası yoksa farklı mesleklerin bir araya geldiği karma odaya kaydedilmesine imkan tanıyan düzenlemenin ihtisaslaşma kuralına aykırı olduğu, dolayısıyla 5362 sayılı Kanun’un ruhuna aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Esnaf ve Sanatkarlar Bilgi Sistemi olan ESBİS sayesinde, esnaf ve sanatkarlar odaları ile ilgili bütün iş ve işlemeleri internet üzerinden yapılabilmektedir. Bunun yanı sıra, ilgili kanunda irtibat bürosu müessesesine yer verilerek, ilde kurulu odalar, merkez büroları dışında sair ilçelerde kurdukları irtibat büroları aracılığıyla odalarının vermiş oldukları hizmeti üyelerine ulaştırmaktadırlar. Bilgi teknolojileri çağı olan günümüzde, sırf mesafe ve ulaşım kıstası öne çıkarılarak düzenlenen dava konusu tebliğin 2. fıkrasında ve eski üyelerin de talepleri halinde en yakın ilçedeki ilgli odaya kayıtlarının aktarılmasına imkan tanıyan 3. fıkrasında en temel kural olan ihtisaslaşmaya aykırı sonuçlar doğurmaları sebebiyle hukuka uyarlılık bulunmamaktadır.

Dava konusu Tebliğ’in “Büyükşehir statüsündeki illerde oda kayıtları” başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasının incelenmesi;
Söz konusu fıkra “İki nüsha halinde yazılı olarak düzenlenen ve kayıt olunması talep edilen odanın açıkça belirtildiği tercih dilekçesinin bir nüshası kişinin sicil dosyasında saklanır, diğer nüshası kayıt olacağı odaya gönderilir.” şeklindedir.
Tebliğin 2. ve 3. fıkralarının uygulanması niteliğinde olan bu düzenlemede, “esnaf ve sanatkarların istekleri/tercihleri” detaylandırılarak isteğin dilekçe ile yapılacağı düzenlenmiştir. Tebliğin 2. ve 3. fıkralarının hukuka aykırılığının saptanmış olması karşısında, bu fıkraların uygulaması niteliğinde olan 4. fıkranın da iptali gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 01.08.2019 tarih 30849 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Esnaf ve Sanatkarların Kayıt Olacakları Odaların Tespiti Hakkında Tebliğ’in 6. maddesinin 1. fıkrasının iptali isteminin REDDİNE,
2. Aynı Tebliğ’in 6. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkralarının İPTALİNE,
3. Dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL’nin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
22/02/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
(X) 5362 sayılı Kanun’un 6. maddesinin üçüncü fıkrasında, ilçesinde oda bulunmayan esnaf ve sanatkarların üye kaydının yapılacağı ilgili odaların saptanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda Bakanlığa yetki verildiği, bu yetki çerçevesinde dava konusu Tebliğin 2., 3. ve 4. fıkralarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Esnaf ve sanatkarın tercih ve isteği esas alınarak zaman ve harcamadan tasarruf edilmesinin amaçlandığı, zorunlu değil seçimlik bir hak verilmesinin öngörüldüğü anılan fıkralarda, üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği düşüncesiyele çoğunluk kararına bu kısım yönünden katılmıyorum.