Danıştay Kararı 6. Daire 1998/744 E. 1999/618 K. 08.02.1999 T.

6. Daire         1998/744 E.  ,  1999/618 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No: 1998/744
Karar No: 1999/618

Temyiz İsteminde Bulunan : … Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …
Karşı Taraf : …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi …’ın Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Savcı …’nın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, …, … İlçesi, … Mahallesinde, … sayılı paftalarda imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin 10.10.1994 günlü, … sayılı belediye meclisi kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporla dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu ve 1/5000 ölçekli plan sınırı içerisinde kalan değişiklikler ile bu sınır dışındaki ilavelerin, 1/5000 ölçekli nazım imar planında revizyon yapılmasını ve ilave imar planı ile nazım plan sınırlarının genişletilmesini zorunlu kılacağı, dava konusu alanda bunun yapılmadığı, 1/5000 ölçekli nazım plana uymayan bir uygulama umar planı yapıldığı, ayrıca, kaldırılan yeşil alanlar ve ağaçlandırılacak alanlar için aynı hizmet alanı içerisinde eşdeğer bir alan ayrılması gerektiği, mevcut yeşil alanlar yok edilerek yapı adalarının oluşturulduğu, 25 metreye çıkarılan 20 metrelik yolun sadece dava konusu alanda değil tüm sahil boyunca 25 metreye çıkarılması gerektiği bunun için de 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda revizyon yapılmasının zorunlu olmasına karşın yapılmadığı, kıyı ve sahil şeridinden sonra 70-80 derece meyilli bir arazinin başladığı topoğrafik yapıda, planlama ilkesi olarak, bu tepe ile kıyı arasına imar adaları getirilerek buralar imara açılamayacağı, dava konusu taşınmazla ilgili meclis kararı ile her biri bitişik 7 kat yapılanma hakkına sahip üç imar adası oluşturulduğu, bu artan yoğunlukla orantılı olarak teknik ve sosyal donatı alanlarının da artırılması mevzuat gereği iken yapılmadığı , ayrıca, ilave imar planında, plan sınırına bitişik olarak planlanan bu alanların teknik ve sosyal donatısı ana planla birlikte alınması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın ilave imar planının yapıldığı, kıyı mevzuatına göre konut yapılamayacak alana yeni plan kararı ile yapı adalarının getirildiği, kıyı mevzuatına aykırı olarak 20 metrelik ulaşım yolunun belirli birkesiminin düzenlendiği, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinin, 16. Maddesi gereği, havza için özel hükümler getirildiği, … Mahalli Çevre Kurulunca hazırlanan özel koruma hükümlerinde … Gölü için, planı bulunan alanlarda kıyıdan itibaren 20 metrenin mutlak koruma kuşağı olarak kabul edildiği, bu 20 metrenin, özel hükümlerin konduğu tarihte planı olan yerler için getirildiği, sonradan mevzi veya ilave imar planı yapıldığında, planı olmayan alanlar için yeni plan yapıldığında 20 metrenin geçerli olamayacağı, dava konusu meclis kararı ile oluşturulan yeni planlama alanının yaklaşık yarısının 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda mevcut olmadığı, yeni imar adalarının mutlak koruma kuşağı yapı yasağına uyulmadan planlandığı,Mahalli Çevre Kurulu ve İl Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü tarafından hazırlatılan çeşitli raporlarda, dava konusu alanın jeolojik sakıncalı alan, yapı yasağı olan alan, kaya düşme tehlikesi olan ve/veya heyelan alanı olduğu belirtildiği, can ve mal güvenliği açısından buralara konut adaları getirilemeyeceği gibi diğer fonksiyonların da getirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş; karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu ….İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının ONANMASINA, fazla yatırılan ….-lira harcın temyiz isteminde bulunana iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 8.2.1999 gününde oybirliğiyle karar verildi.