Danıştay Kararı 5. Daire 1989/2157 E. 1989/1713 K. 16.10.1989 T.

5. Daire         1989/2157 E.  ,  1989/1713 K.
Daire : BEŞİNCİ DAİRE
Karar Yılı : 1989
Karar No : 1713
Esas Yılı : 1989
Esas No : 2157
Karar Tarihi : 16/10/989

2575 SAYILI YASANIN 34.MADDESİNİN (A) FIKRASININ DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
SİNE 2577 SAYILI YASANIN 43.MADDESİNİN 1.FIKRASININ (A) BENDİYLE SINIRLI BİR GÖREV VERDİĞİ VE DANIŞTAY DAVA DAİRELERİNDEN BİRİSİ TARAFINDAN VERİLEN KARARLA GÖREVLİ VE YETKİLİ OLDUĞU SAPTANAN İDARE MAHKEMESİNİN BU KARARA UYMAK VE UYUŞMAZLIĞI ESASTAN ÇÖZÜMLEMEK ZORUNDA BULUNDUĞU HK.

Dava, davacı hakkında olumsuz olarak düzenlenen sicil ile bu nedenle kademe ilerlemesinin yaptırılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davanın ilk açıldığı … İdare Mahkemesince dava konusu sicil iptal edilmiş buna karşılık kademe ilerlemesinin yaptırılmamasına ilişkin işlemden doğan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer mahkemesi sıfatıyla … İdare Mahkemesinin yetkisinde bulunduğu gerekçesiyle davanın bu işleme ilişkin kısmı yetki yönünden reddedilmiştir.
Bu kararın davalı idare tarafından temyizi üzerine Danıştay 5.Dairesinin 1987/523 sayılı kararıyla, sicilin terfi işlemine dayanak teşkil eden niteliği nedeniyle, terfi işlemini yapan idari makamın bulunduğu yer idare mahkemesi olarak … İdare Mahkemesinin uyuşmazlığın görüm ve çözÜmÜnde yetkili olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. … İdare Mahkemesince Danıştay’ın bozma kararına uyularak dava yetki yönünden reddedilerek dosya … İdare Mahkemesine gönderilmiştir. … İdare Mahkemesi ise olumsuz sicil ve terfi ettirilmeme işleminden doğan uyuşmazlığın 2577 sayılı yasanın 33.maddesinin 3.fıkrası uyarınca parasal hakla ilgili olması nedeniyle görüm ve çözümünde … İdare Mahkemesinin yetkili bulunduğu gerekçesiyle davayı yetki yönünden reddederek yetkili yargı yerinin belirlenmesi için
dosyayı Danıştay’a göndermiştir.
Danıştay Onuncu Dairesi uyuşmazlığın niteliğini ve idare mahkemelerinin yukarıda özetlenen kararlarını dikkate alarak dava konusunun kamu görevlisinin parasal hakkına ilişkin olduğunu dolayısiyle 2577 sayılı Kanunun 33.maddesinin 3.fıkrası uyarınca uyuşmazlığın … İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiğini hükme bağlamış; … İdare Mahkemesi de bu karar üzerine dosyayı esas yönünden inceleyerek dava konusu sicili ve terfi ettirilmeme işlemini iptal etmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Görevsizlik ve Yetkisizlik Hallerinde Yapılacak İşlem” başlıklı 43.maddesinin ilk üç fıkrası “1- İdare ve vergi mahkemeleri, idari yargının görev alanına giren bir davada görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verirlerse dosyayı Danıştay’a veya görevli ve yetkili idare veya vergi makhemesine gönderirler.
a- Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyalarda Danıştay, davayı görevi içinde görmezse dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.
b- Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dosyanın gönderildiği mahkeme kendisini görevsiz veya yetkisiz gördüğü takdirde, söz konusu mahkeme ile ilk görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkeme aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde ise, uyuşmazlık bölge idare mahkemesince, aksi halde Danıştay’ca çözümlenir.
2- Görev ve yetki uyuşmazlıklarında Danıştay ve bölge idare mahkemesince verilen kararlar ilgili mahkemelere bildirilir ve bu husus taraflara tebliğ olunur.
3- Danıştay ve bölge idare mahkemesince görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili olarak verilen kararlar kendisidir.” hükmünü taşımaktadır.
2575 sayılı Danıştay Kanununun 34.maddesinin (a) fıkrasıyla da “İdare Mahkemeleri arasında görev ve yetkiye ilişkin uyuşmazlıkları” çözümlemek Danıştay Onuncu Dairesinin görevleri arasında sayılmış bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere 43.madde, idare ve vergi mahkemeleri arasında, kendilerine açılan bir davanın ilk inceleme evresinde veya daha sonra, esasa girilmeyerek görev ve yetki noktasından reddedilmesi nedeniyle doğan uyuşmazlıkları ve bu uyuşmazlıkların çözüm yerini ve yöntemini düzenlemekte olup, bu mahkemelerce işin esasına girilerek verilen kararların, temyiz veya itiraz yoluna başvurulması üzerine Danıştay veya Bölge İdare Mahkemesince görev ve yetki noktasından bozulması halinde yapılacak işlemler 43.maddenin kapsamı dışında kalmaktadır.
43.maddeyi, idare veya vergi mahkemelerince, açılan bir davanın görevsizlik noktasından reddedilerek dosyanın Danıştay’a gönderilmesi, ancak, Danıştay’ın davayı kendi görevi içinde görmeyerek dosyayı görevli ve yetkili mahkemeye göndermeye karar vermesi halinde ortaya çıkan sonuçlar ve izlenecek yöntem bakımından da incelemek gerekmektedir.
Maddenin 1.fıkrasının (a) bendinden de anlaşılacağı üzere Danıştay, görevsizlik sebebiyle dosyayı kendisine gönderen İdare veya vergi mahkemesinin o davaya bakmaya görevli ve aynı zamanda yetkili olduğunu saptayarak dosyanın aynı mahkemeye geri gönderilmesine karar verebilirki, böyle bir durumda dosya kendisine gönderilen mahkeme bu karara uymak ve uyuşmazlığı esastan çözümlemek zorundadır. Çünkü aynı maddenin 3.fıkrasında” Danıştay ve bölge idare mahkemesince görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili olarak verilen kararlar kesindir.” kuralı yer almakta ve sözü geçen “kesin” liğin önceki fıkralarda çözüm yöntemi gösterilen görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili olarak verilen kararları da kapsadığında duraksamaya yer bulunmamaktadır.
İdare ve vergi mahkemelerinin kendilerine açılan bir davaya ait dosyayı görevsizlik ve yetkisizlik kararı vererek görevli ve yetkili gördükleri mahkemeye göndermeleri ancak bu mahkemenin de kendisini görevsiz ve yetkisiz görerek davayı bu noktadan reddetmesi halinde ortaya çıkan sorunun nasıl ve nerede çözümlenmesi gerekeceği ise 43.maddenin 1.fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiştir. Sözü geçen bend hükmüne göre böyle bir durumda, aralarında görev ve yetki uyuşmazlığı çıkan idare veya vergi mahkemeleri aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde bulunmakta iseler o bölge idare mahkemesince, ayrı bölge idare mahkemelerinin yargı çevresinde bulunmaları halinde ise Danıştay’ca uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekecektir.
Danıştay’da bu “çözümleme” görevinin hangi dairece yapılacağı yolunda 43.maddede herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş olup, bu husus 2575 sayılı yasanın 27/a. ve 34/a.maddeleriyle açıklığa kavuşturulmuş ve vergi mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözümleme görevi Danıştay Üçüncü Dairesine, idare mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözümleme görevi ise Danıştay Onuncu Dairesine verilmiştir.
Bu açıklamalardan ve 2575 sayılı yasa ile 2575 sayılı yasanın konuya ilişkin hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden de anlaşılacağı üzere, 2575 sayılı yasanın 34.maddesiyle Danıştay Onuncu Dairesine verilen görev, ayrı bölge idare mahkemelerinin yargı çevresinde bulunan idare mahkemeleri arasında 2577 sayılı yasanın 43.maddesinin (b) bendinde belirtilen biçimde doğan görev ve yetki uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin bulunmaktadır. Başka bir anlatımla, Danıştay Onuncu Dairesinin idare mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözümleme görevi, ancak, bu mahkemeler arasında bu yolda bir uyuşmazlığın davanın bakılmakta olduğu evrede ve işin esastan karara bağlanmasından önce doğmuş bulunması haliyle sınırlıdır. Dolayısiyle idare mahkemesince 2577 sayılı yasanın 43.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca görevsizlik nedeniyle Danıştay’a gönderilen dosyanın Danıştay tarafından görevli ve yetkili olduğu saptanarak aynı mahkemeye iade edilmesi halinde alt derece mahkemesi olan idare mahkemesinin üst derece mahkemesi olan Danıştay’la arasında görev ve yetki uyuşmazlığı yaratmasına hukuken olanak bulunmadığı gibi Danıştay’ın dosyayı ilk görevsizlik kararını veren idare mahkemesinden başka bir idare mahkemesine göndermesi halinde de bu mahkemenin, 43.maddenin 3.fıkrası gereğince karara uymak ve davayı esastan karara bağlamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır. Bu mahkemenin belirtilen duruma karşın yasaya aykırı olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi halinde ise ortada iki idare mahkemesi arasında doğmuş bir görev veya yetki uyuşmazlığı bulunmadığı için, bu uyuşmazlığın 2575 sayılı Yasanın 43.maddesinin (b) bendi kapsamında değerlendirilmesine ve dolayısiyle çözümünün Danıştay Onunvu Dairesine ait olduğundan sözedilmesine olanak yoktur.
Başta da değinildiği gibi, 2577 sayılı yasanın 43.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi idare veya vergi mahkemelerinin kendilerine açılan bir davayı ilk inceleme evresinde veya daha sonraki evrede resen yaptıkları inceleme sonucunda görev noktasından reddederek dosyayı Danıştay’a
göndermeleri ve bunun üzerine Danıştay’ca görevli ve yetkili idare veya vergi mahkemesinin saptanması halini kapsamaktadır. 2577 sayılı yasanın 46.maddesi, 43.maddeden ayrı olarak görev ve yetki konusunun taraflarca “temyiz” yoluyla Danıştay’ın incelemesine sunulmasına olanak tanımaktadır. Maddenin 1.fıkrası, bu konuya ilişkin olarak, “İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararları, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, Danıştay’da temyiz edilebilir.” kuralını koymaktadır.
Danıştay Beşinci Dairesinin 23.3.1989 günlü, E:1989/498, K:1989/506 sayılı kararında da vurgulandığı üzere” Bir mahkemenin, uyuşmazlığı esasından çözümleyen kararları yani “hüküm” lerinin yanısıra görevsizlik veya yetkisizlik gibi uyuşmazlığı esastan çözümlemeyen ancak hakimin o işten elini çekmesi sonucunu doğuran kararlarının, ilgili yasada aksine bir kural yer almadıkça, tek başına temyize konu olabileceği” açık bulunmaktadır.
İdare Mahkemelerince, açılmış bir davanın ilk inceleme evresinde veya daha sonra görevsizlik ve yetkisizlik yönünden reddedilmesi ya da görev ve yetki alanı içinde görülerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi ve bu kararların taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay ın ilgili dava dairesi tarafından 2577 sayılı yasanın 49.maddesinin 1/a fıkrası uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonunda birinci halde kararın onanması, ikinci halde ise görevsizlik ve yetkisizlik noktasından bozulması ve böylece görevli ve yetkili idare mahkemesinin Danıştay tarafından belirlenmiş olması durumlarında 2577 sayılı yasanın 43/b ve giderek 2577 sayılı yasanın 34.maddelerinin işletilmesine olanak bulunmamaktadır. Daha açık bir anlatımla, 2577 sayılı yasanın 49. maddesi uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ca davaya bakmakla görevli ve yetkili olduğu saptanan ve bu karar uyarınca dosya kendisine gönderilen idare mahkemesinin uyuşmazlığın görüm ve çözümünün ilk kararı veren idare mahkemesine veya bir başka idare mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik ve yetkisizlik kararı vermesine 2577 sayılı yasanın 43. ve 49.maddeleri izin vermediği gibi alt derece mahkemelerince verilen kararların temyizen bir üst mahkemede incelenmesi yolunun kabulünü gerektiren amaç ve düşünceler de böyle bir uygulamaya engeldir. Danıştay’ca, taraflardan birinin temyiz yoluna başvurması üzerine, esastan verdiği karar görevsizlik ve yetkisizlik noktasından bozulan idare mahkemesince bu karara karşı izlenecek tek yol 2577 sayılı yasanın 49.maddesinin 4.fıkrası uyarınca ilk kararında “ısrar” etmekten ibarettir. Bu durumda Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca verilen karara uyulması sözü geçen fıkranın buyurucu hükmü gereğidir.
Başta da değinildiği üzere 2575 sayılı yasanın 34.maddesinin (a) fıkrası Danıştay Onuncu Dairesine münhasıran 43/1. b.madde kapsamında doğan görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözümlemekle sınırlı bir görev vermektedir. Dolayısiyle adı geçen Dairenin, bu fıkra ile verilen görevini yerine getirirken Danıştay’ın bir başka dava dairesinin görevli ve yetkili mahkemeyi yukardaki yollarla belirleyen kararlarını en azından hükümsüz bırakma sonucunu doğuracak nitelikte karar alma yetkisinin bulunmadığını önemle vurgulamak gerekir. Anayasa’nın mahkemelerin “görev ve yetkileri …”nin kanunla düzenleneceğini öngören 142.maddesi karşısında, Danıştay Onuncu Dairesinin 2577 sayılı Yasanın 43.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi kapsamında doğacak uyuşmazlıkların Danıştayda çözümleneceği daireyi belirleyen 2575 sayılı yasanın 34.maddesi ile çizilen görev alanını, yasada esasen bir boşluk bulunmadığı için, yorum yoluyla 2577 sayılı yasanın 43.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendi veya 49.maddesi uyarınca Danıştay’ca verilen kararları da kapsayacak biçimde genişletmeye olanak bulunmadığı açıktır.
Olayda … İdare Mahkemesinin kararının temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesince verilen 1987/523 sayılı kararla terfi işine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde … İdare Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu saptandığına göre adı geçen mahkemece uyuşmazlığın esastan karara bağlanması zorunlu olup mahkemenin yetkisizlik kararı vermesinde 2577 sayılı yasanın 43.maddesinin (b) fıkrasına ve 49.maddesine uyarlık bulunmadığı gibi sözkonusu karar üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, olayın 2577 sayılı yasanın 43.maddesi kapsamında değerlendirilerek, Dairemizce verilmiş olan karara rağmen yetkili mahkemenin belirlenmesi yoluna gidilmesinin de 2575 sayılı yasanın 34.maddesiyle bağdaşır yönü bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle ve Danıştay Beşinci Dairesinin 1987/523 sayılı kararında belirtilen gerekçelere göre uyuşmazlığın görüm ve çözümü … İdare Mahkemesinin yetki alanına girdiğinden 2577 sayılı Kanunun 49.maddesinin 1/a bendi uyarınca … İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, aynı yasanın 3. fıkrası uyarınca dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine karar verildi.